|
|

|
İNTERNETTE HER AÇIDAN TARİHİ ADIM |
|
|
|
|
Sahte sitelerin kolayca ayırt edilebilmesini sağlamak üzere tüm internet sitelerine 'şifreli kimlik kodu' eklenecek... Nazım ALPMANKim yargılanır, kim yargılanmaz!Okunma : 12046Yorum : 15
17:20 Şehir hayatını minimum fiyata yaşayın17:13 Demokrat Parti'den referandum istifası17:07 CHP gelecek Büyükanıt yargılanacak!17:04 Çöp kutusundan çıkan dehşet17:00 İnternette her açıdan tarihi hamle16:50 Başbakanlık'a gelen sürpriz isim16:45 Çin'de Kimyasal Variller Sel Sularına Kapıldı16:34 BDP liderinden etnik çatışma uyarısı16:30 'Cep'te sifondan fazla mikrop var16:28 Otomobil devi 412 bin aracını geri çağırıyor16:21 Sanal flörtün en büyük 3 yalanı16:21 İki terörist ele geçirildi16:17 Gıdaların en sevimli halleri16:14 Dörtyol'da BDP heyetine protesto16:11 İş'te yatırım artık cep telefonunda
İnternetin ve alan isimlerinin yönetiminden sorumlu Amerikan kuruluşu (Icann), siber korsanların kullanıcıları aldatmak için sahte siteler kullanmalarını engelleyecek yeni güvenlik önlemleri getirildiğini açıkladı.
Icann'in internet güvenliğnide uzman bir kuruluş olan Verisign ve ABD Ticaret Bakanlığı ile ortaklaşa geliştirdiği sistem, internet sitelerine yasal olduklarını ispat edecek bir "şifreli kimlik" tahsis ediyor.
Sistem, böylece bilinen ve meşru sitelere benzeyen sahte sitelere ve internet kullanıcılarının kişisel bilgilerini sağlayacak virüs ve kötü niyetli programları indirmelerine engel olacak.
Icann Direktörü Rod Beckstrom, yeni güvenlik önleminin tanıtımı amacıyla Las Vegas'ta düzenlenen konferansta, bunun her açıdan tarihi bir gelişme olduğunu söyleyerek, "Bu güvenlik sistemi bilgisayar kullanan herkes için iyi bir şey ve bizim için de çok şey ifade ediyor" dedi.
"Domain Name System Security Extensions" (DNSSEC) adı verilen sistem, her internet adresine gizli ve özel bir kod ekliyor.
Sanal güvenlik uzmanı Dan Kaminsky, böylece internette sık sık kullanılan uygulamaların, bir web sitesinin yasal olup olmadığını ortaya koyabileceğini belirtti.
Örneğin Google gibi arama motorları, bir bankanın online işlem sayfasının gerçek olup olmadığını söyleyebilecek.
Kaminsky, yeni sistemle ilgili açıklamasında, "Bir müşteri bankadan mail aldığında, bunun gerçekten bankadan geldiğinden emin olmalı. Icann tarafından geliştirilen sistem, bizim bunun gerçek olmasına ihtiyacımız olan bir araç" diye konuştu.29.7.2010 İNTHABER
|
|
|
SİBER İŞGAL MEGER BAŞLAMIŞ!... |
|
|
|
|
Büyük biraderi ifşa ettiler.
ABD'nin en büyük gazetelerinden biri olan Washington Post, "Çok gizli Amerika" başlığıyla yeni bir yazı dizisine başladı. Pulitzer ödüllü gazeteci Dana Priest liderliğinde 12 muhabirin iki yıllık çalışması sonucunda hazırlanan haber dosyası, Amerikan hükümetine bağlı gizli istihbarat birimlerinin, hangi Amerikan şirketleriyle işbirliği yaptığını detaylı bir şekilde kamuoyuna duyurmayı hedefliyor. Tabii bu gerek gazetecilik açısından, gerekse siyasi sonuçları açısından çok önemli bir olay.
Bu çalışma, Amerikan kamuoyunda yayınlanmadan büyük tartışmalara yol açmıştı. Tartışmanın odağı ise, Amerikan milli çıkarlarının zedelenmesi etrafında dönüyor. İddia da şu: WP'nin bu haber dizisi, Amerikan istihbaratının çalıştığı "taşeronları" deşifre ederek, onların hayatını tehlikeye atıyor. Bu tartışma yaşanadursun, gazete yazı dizisini yayınlamaya başladı bile. Hatta bu dizi için özel bir internet sayfası bile yapıldı (Bkz: National Security Inc.) O sayfada gezinip, şirket profillerine girerek, kimin ABD devletine, nasıl hizmet verdiğini öğrenebiliyorsunuz. Bu profiller arasında bir tanesi var ki, WP'nin yazı dizisi yüzünden uluslararası bir kriz ortaya çıkabilir.
O şirket Google.
Google hakkında en son Mayıs ayında büyük bir skandal ortaya çıkmıştı. (Bkz: Google'a tepki büyüyor) Google'a ait haritalama ve buna bağlı olarak sokak görüntülerini resimleyen Street View hizmetine ait araçlar o anda geçmekte oldukları sokakta bulunan kablosuz ağlardaki alınan ve gönderilen verileri de kaydedebildiği ispat edilmişti.
Google’nin yıllardan bu yana şifre koymadan kablosuz internet hizmetini kullananlara ait verileri kaydettiğini açıklaması Alman medyasında geniş yer bulurken, dev şirketin yargı önüne çıkarılması istenmişti. Google, bunun "yanlışlıkla" gerçekleştiğini iddia etmiş, kamuoyundan özür dilemişti. O günlerde bir çok kişi Google'ın bunu bilerek yaptığını, Amerikan istihbaratı için çalıştığını dile getirmişti.
|
|
Devamını oku...
|
|
İNTERNETTEKİ UYUŞTURUCU... |
|
|
|
|
İnternette sessiz sedasız büyüyen i-dose akımı yüzyıllardır kullanılan binöral ses dosyalarıyla beyinde uyuşturucu etkisi yapıyor. Tek ihtiyacınız olansa internet ve stereo kulaklık
Prusyalı biliminsanı Heinrich Wilhelm Dove, 1839 yılında farklı ses frekanslarının belirli bir düzende dinletilmesiyle beyinde binöral etkiler yaratılabileceğini keşfetti. Bu deneylerde sağ ve sol kulağa 1000 ile 1500 Hz frekans aralığını geçmeyecek farklı tonlarda ses veriliyordu. Beyin bu iki tonu algılayıp birleştirirken ortaya ilginç tepkiler çıkıyordu.
Dove’dan 134 sene sonra 1973 yılında Gerald Oster de bu konuda bazı çalışmalar yürüttü. Onun çalışmalarında hayvanların aynı yöntemle üç boyutlu algılama yaptığı ve Parkinson hastası insanların binöral etkilenmeye girmediği ortaya çıktı.
Ardından yürütülen çalışmalarda bu teknikle beyin dalgalarının senkronize edilmesi gündeme geldi. Farklı ses frekanslarını kullanan müziklerle insanların rahatlaması, konsantre olması ya da derin uykuya geçmesi sağlandı. Hatta bu beklentiler için hazırlanmış kimi özel albümler, yazılımlar bile piyasa çıktı.
Tedavi amaçlı bazı kullanımlarda işin boyutu ses frekanslarıyla vücuttaki bazı hormonların dengelenmesine kadar vardı. Kontrolsüz bir deneyde anksiyete bozukluklarının psikolojik tedavisinde de 60 günlük bir terapinin olumlu sonuç verdiği kayıtlara geçmiş durumda. Uyku terapisi ve çocuklarda öğrenmeyi hızlandırma gibi kullanım alanlarına da halen sıkça rastlanıyor. Bu amaçla kullanılan ritm ve ses örneklerine internette kolayca ulaşmak mümkün.
|
|
Devamını oku...
|
|
GOOGLE, WEB 3.0 YOLUNDA... |
|
|
|
|
Google, 12 milyonu aşkın maddesiyle internetin önde gelen bilgi platformlarından Freebase'in sahibi Metaweb firmasını satın aldı.
Freebase, ünlülerden sinema dünyasına, filmlerden kitap ve müziğe kadar geniş bir alanda ücretsiz içerik barındırıyor.
Uzmanlar, Google'ın Metaweb'in algoritmaları ve sosyal araçları ile Google'ın Web 3.0 olarak da semantik webin geliştirilmesi hedefinde bir adım daha attığına işaret ediyorlar.
“Web artık daha zengin olaak”
Google yöneticisi Jack Menzel, konuyla ilgili Google'ın resmi internet sayfasında kaleme aldığı notlarında, “satın almanın aramalarda daha isabetli sonuçlar alınmasını sağlayacağını, Web'i daha zengin ve anlamlı kılacağını” söyledi.
Menzel, Freebase'i “dünyanın açık bilgi bankası” niteliğinin korunmasına devam edeceklerini söyledi.
Merkezi ABD'nin San Fransisco kentinde bulunan Metaweb, 2005 yılında kuruldu.
Google, bu ay başında Boston merkezli ITA Software şirketini satın alarak web tabanlı seyahat hizmetleri alanına girmişti. Google, 700 milyon dolarlık yatırımıyla, Expedia, Cheapflights, Kayak.com gibi şirketlere rakip olmuştu.(dw)22.7.2010
|
|
DİJİTAL KIYAMETE NE KADAR YAKLAŞTIK? |
|
|
|
|
Elimizdeki her türlü veriyi dijitalleştirmek için büyük bir yarış içindeyiz. Arşivler, kitaplar, fotoğraflar, sesler büyük bir çabayla teker teker kendilerine ait en uygun olduğu düşünülen formatlara çevriliyor. Teknolojiyi kullansın kullanmasın herkes aktif ya da pasif olarak bu balyaya her an bir parça daha yığıyor. Geçtiğimiz turnike, cep telefonumuzun baz istasyonuna ulaştırdığı yer bilgisi, aldığımız bir randevu, açtığımız bir telefon; hiçbir şey yapmadığımızı sandığımız andaki varlığımız bile birçok veriyi ilgili alıcılara aktarıyor. Veri patlamanın asıl mimarlarıysa bireysel teknoloji kullanıcıları.
Bu alanda akla gelen ilk markalardan EMC'nin verilerine göre kişi başı üretilen yıllık dijital veri ortalaması 90 gigabayta dayanmış durumda. Sadece 2008 yılında yaratılan veri 487 milyar gigabayta denk geliyor. Başka bir bakış açısıyla sadece 2008'de o zamana yaratılan dijital verinin toplamı kadar yeni bilgi yarattık. 2010 sonunu siz düşünün. Dolayısıyla bu dünyanın baş aktörlerinden Microsoft'un 40.4, Apple'ın 39.8, Google'ın 24, Intel'inse 18.9 milyar dolarlık banka hesapları boş yere kabarmış değil.
|
|
Devamını oku...
|
|
SANAL ALEMDE TÜRK DEVRİMİ |
|
|
|
|
Kendi ana dilinizle tüm dünyayla konuşma fırsatı
Dünya üzerinde yaklaşık 1.6 milyar insan internet kullanıyor. Türk internet yazılımcılarının geliştirmiş olduğu anlık çeviri sistemiyle milyonlarca insan dil problemi olmadan birbirleriyle iletişim kurabilecek.
İki girişimci Türk tarafından geliştirilen, hazırlık ve alt yapı çalışmaları 3 yıla yakın süren teknoloji, sunduğu uluslararası platformda chat yapan insanların hiçbir problem yaşamadan kendi dillerini konuşarak iletişim kurmasını sağlıyor. Yobombo.com internet adresiyle kullanıcıların hizmetine girecek olan sistem yazılanları anında karşıdaki kişinin anadiline çevirecek olmasıyla dünyada ilk kez milyonlarca insan iletişimde bir dil sorunu yaşamadan birbirleriyle konuşabilecek.
|
|
Devamını oku...
|
|
Devrim niteliğindeki yeni gelişme, küçük ve hızlı 'moleküler bilgisayarlar' gibi yeniliklerin önünü açacak
Yale Üniversitesi ve Güney Kore'deki Gwangju Bilim ve Teknoloji Enstitüsü'nde görev yapan bir grup bilim adamı, bir ilke imza atarak tek bir molekülden transistör üretmeyi başardılar. 'Nature' dergisinin son sayısında yer alan habere göre, altından yapılmış temas noktalarına iliştirilen benzen molekülü, silikondan yapılmış bir transistör gibi çalıştı.
Araştırmacılar, molekülün temas noktalarına uygulanan voltaja bağlı olarak değişen farklı enerji durumlarını manipüle edebildiler. Bu sayede molekülün içinden geçen akım da kontrol altına alınabilmiş oldu.
Araştırma grubunda yer alan Mark Reed, bu durumu şu benzetmeyle açıklıyor: 'Yaptığımız şey bir topu tepeden aşağı yuvarlamak gibi. Burada top elektrik akımını, tepenin yüksekliği ise molekülün farklı enerji durumlarını temsil ediyor. Artık tepenin yüksekliğini istediğimiz gibi değiştirerek topun hızını ayarlayabiliyoruz. Yani molekülün içinden geçen akımı duruma göre yükseltip düşürebiliyor, molekülü standart transistörlerde olduğu gibi kullanabiliyoruz.' Reed, yaptıkları çalışmalar sonucunda henüz yeni nesil entegre devreler üretemediklerini ama moleküllerin de transistörler gibi çalışabileceğini gösterdiklerini söylüyor.29.12.2009
|
|
ADLS DEVRİ SONA MI ERİYOR? |
|
|
|
|
2001 yılından beri herkes onu bekliyor: ADSL devri geçiyor, şimdi devir onun devri...
Bundan 8 yıl önce resmi olarak başlatılan yaygın kablosuz internet hizmeti Wimax nihayet gerçek anlamda yaygınlaşmaya başladı. Temel olarak kabloları ortadan kaldıran ve interneti tek bir merkezden kitlelere yaymayı hedefleyen Wimax teknolojisi dünyanın farklı ülkelerinde artık yaygın olarak kullanılmaya başladı.
Şu anda dünya çapında 80'den fazla ülkede kullanılan Wimax, tek bir vericiden kablosuz internet modem yardımıyla yüksek hızda internet erişimi sağlıyor. Son rakamlara göre ABD'de Clearwire'ın Wimax abone sayısı 173 bini aştı.
Rusya'da 200 bin ve Malezya'da 130 bin abonenin kullandığı Wimax hizmeti özellikle taşınabilir cihazların yaygınlaşması ile, sabit olmayan noktalarda internet erişimine ihtiyaç duyan kullanıcılar için faydalı bir hizmet. Wimax hizmetinin bu artan ivmesinin özellikle 2011 ve 2012 yıllarında zirveye ulaşacağı tahmin ediliyor. 9.12.2009
|
|
MOBİL İNTERNET SABİT İNTERNETİ GEÇTİ |
|
|
|
|
Mobil internet çok tuttu
Mobil geniş bant internet kullanıcı sayısının, yıl sonunda sabit geniş bant internet kullanıcısı sayısından fazla olacağı tahmin ediliyor
Birleşmiş Milletler ve Uluslararası Telekomünikasyon Birliği araştırmasına göre, cep telefonu ve dizüstü bilgisayar gibi cihazlardan mobil olarak geniş bant internete ulaşanların sayısı yıl sonunda 600 milyona ulaşırken, sabit geniş bant internet abone sayısı 500 milyon civarında olacak. Verilere göre, mobil abone sayısı, sabit abone sayısına göre ortalama yüzde 50 hızla ilerliyor.
Mobil geniş bant internet erişiminin birçok yerde sabit hatlara göre daha yavaş, veri sınırlı ve daha pahalı olmasına rağmen bu kadar çok ilgi görmesi, kısıtlamaların azaltılması ya da ortadan kaldırılması durumunda mobil geniş bandın katlanarak artacağı şeklinde yorumlanıyor.
Araştırmaya göre, dünya nüfusunun yüzde 25'i internet kullanıyor. Ancak örneğin kıta Afrika'sında her 1000 kişiden biri geniş bant internete sahipken, kıta Avrupa'sında her 1000 kişiden 200'ü geniş bant internet erişimi üzerinden sanal dünyaya erişiyor.9.10.2009
|
|
CeBİT EURASİA BİLİŞİM FUARI AÇILIYOR |
|
|
|
|
Yarın başlayacak olan fuarda 10. seneye özel pek çok yenilik yer alıyor
Bu sene CeBIT Bilişim Eurasia Fuarı bir çok yenilik ve özel olayla 10. yılını taçlandırıyor. Yarın yapılacak açılışla Türkiye'de ilk defa bir fuara Cumhurbaşkanı düzeyinde devlet katılımı gerçekleşecek. Açılışını Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün yapacağı fuarda Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım da bulunacak ve konuşma yapacak.
Değişen kullanım alanları ve kullanıcı profilleriş düşünülerek yeniden yapılandırılmış fuarda geçen senelerden farklı olarak sosyal kullanıcılara yöenlik Webciety bölümü, ayrı bir B2B iş platformu olan "İş Dünyası" bölümü, sosyal sorumluluk çalışmaları için de ayrı bir bölüm olacak. ayrıca Broadcast Cable & Satellite Eurasia 2009 fuarı da bu sene CeBITle birlikte gerçekleştirilecek.
Her tür donanım, yazılım, bilişim ve teknoloji çözümlerini yer alacağı fuarda bir de teknoloji marketi kuruluyor.
|
|
Devamını oku...
|
|
VE ZEKA "YAPAY ZEKAYI" YAPTI |
|
|
|
|
Bilimkurgu filmlerinde gördüğümüz pek çok şey birer birer hayatımıza giriyor ancak Kara Şimşek'teki KITT gibi gelişmiş yapay zeka örneklerinin günlük hayatımızda yer alabilmeleri için önümüzde daha uzun yıllar var
Stanley Kubrick'in yönettiği, 1968 yılı yapımı '2001: A Space Odyssey' filminin başrol oyuncularından biri HAL 9000 adlı bir süper bilgisayardı. Kendisine söylenenleri anlayabilen HAL 9000, bu söylenenlere tıpkı bir insan gibi yanıtlar verebiliyor, yüzleri tanıyabiliyordu. Kendisiyle konuşan insanın mimiklerini de değerlendirebilen bu yapay zeka örneği, aynı zamanda iyi bir de satranç oyuncusuydu.
Bir başka yapay zeka örneği ise 80'lerin efsane TV dizisi 'Knight Rider' ya da bizdeki ismiyle 'Kara Şimşek'te yer alıyordu. Dizideki siyah otomobil yani KITT, yaptıklarıyla 'fazla gelişmiş' bir yapay zeka örneği sergiliyordu. Dizinin başrol oyuncusu, KITT'ten uzakta olduğunda kolundaki saat aracılığıyla onunla haberleşiyor, yardıma çağırıyordu. KITT'in yapay zekası o denli gelişmişti ki, aracın koltuğuna kötü bir adam oturduğunda onu dışarı fırlatıyor, sahibinin parası bittiğinde ona borç bile veriyor ve elbette tüm bunları yaparken durmadan konuşuyordu.
60'lardan bugüne Genel olarak, 'bilgisayar, robot gibi bir makinenin sergilediği zeka' ya da 'makinelere insan zekasının özelliklerine benzer özellikler kazandırılması' olarak
|
|
Devamını oku...
|
|
|
<< Başlat < Önceki 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 Sonraki > Son >>
|
|
JPAGE_CURRENT_OF_TOTAL |
|
|